27 Haziran 2012 Çarşamba

I love Turkey

Tatile geldik Turkiye ye pek bir ozlemisim, tam bir gurbetci havasindayim, pazar yerine gitmekten bile zevk aldim,Turkiye de yasarken begenmeyip burnumu kivirdigim bircok etkinlik gozume guzel gorunmeye basladi. Dugunler, aile ziyaretleri falanlar filanlar bile...
Londra da havalarin hala yagmurlu oldugunu bilmek de oh be dogru zamanda gelmisim dedirtiyor insana. Firsatiniz olur da yurtdisina cikar soyle bir kac sene kalirsaniz anlarsiniz ne guzel bir ulkede yasadigimizi. Tamam eksileri var hem de cok ama yine de yine de I love Turkey diyorum,



13 Haziran 2012 Çarşamba

Today's motivation tool

Bugun beni canlandiran enerji dolduran muzik drowning pool dan geldi. Kendilerini universiteden beri pek dinlememistim. birden tear away diyesim geldi ve evde ziplamaya basladim. Uzerimdeki su negatiflikten kurtulmaya yetmese de bir nebze olsun yardimi oldu. Havalarin duzelmesini umarak gecen bir ayin ardindan sesleniyorum sana Londra isin artik da akalim su guzelim parklarina bahcelerine.
Aman isinmasanda tinnn bu hafta sonu Turkiye me gidiyorum. Havasi bunalticiymis,cok sicakmis, yollar cekilmezmis bu sicakta falanda filanda. Bes yildir ulkesinden ayri yasayan bir edayla diyorum ki insanin kendi memleketi gibisi yok. Elestirdigimiz cok sey var oraya dair, burda da takdir ettiklerimiz ama kendimizi ait hissedemiyoruz buraya hafiz...


9 Haziran 2012 Cumartesi

Kibarca dilenenler

Yaniniza metroda biri geliyor ustu basi kirli ama cok kibar bir ingilizceyle;

-Excuse me, I am sorry to disturb you but I am going to homeless centre in Camden before going there I would like have a cup of coffee, I have £1,20 (bu arada elindeki bozuklari gosterir) and I need £0,4 more to buy coffee, would you give me any spare change?

sen hong diye kalirken nasil birsey bu diye algilamaya calisip

-sorry, diye gecistirirsin ve evsiz arkadas tekrar donup

-It is alright, thank you very much, have a nice day, der ve bir kac adim gidip ayni konusmayi baskalariyla yapmaya baslar.
Anlam vermek biraz guc oluyor bu kibarliga ozellikle bir dilencinin agzindan bu kadar nazikane sozler sasirtiyor insani.. Karsinda burnunu karistiran takim kiyafetlilerin igrencliginin yaninda bir evsizin tavri onyargilari kirmada ideal bir yol.


bir de kartonun uzerine uyandirilmak istedigi saati yazanlar var; "wake me up at 7pm"  gibi ve kartonu goren herkes saatine bakiyor, bunu kendine bir borc bilircesine..

Sanirim bizdekilerle burdakiler arasindaki fark, burdaki evsizler evsiz olmayi seciyorlar, cunku devlet onlara kalabilecekleri yer veriyor ama onlar sokaklari tercih ediyorlar, bizdekiler ise gercekten evsizzz....

Bir de fundraisers lar var (bagis toplayicilar diye cevirebilirim sanirim) Bir yere bir yardimda bulundun diyelim cep numarani verdiysen ariyorlar zamanin var mi diye soruyorlar. Yok dersen var diyecegin gune kadar hergun ariyorlar. Sonra kagittan birsey okuyup ihtiyaci olan insanlari anlatip ayda £10 bagis yapmak ister misiniz diyorlar, sonra sen buna gucum yok diyorsun, baska bir olay okuyup £5 bagislamak ister misiniz derler, ardindan ona da hayir dedikten sonra 3 ayda bir £5 vermek istemez misiniz derler. Siz hayir dedikce onlar okumaya devam ediyorlar. Bunlarin sokaklarda bulunan tipleri de var yolunuzu kesip sizi soru yagmuruna tutarlar.


Bir taraftan hosuma gitmiyor gibi gelse de icten ice seviyorum bu yardimlasma olayini.....

Nedir ayakkabilardan cektigim

Ayakkabilarla basim dertte kendime gore soyle icime sinecek cok nadir ayakkabi bulabiliyorum ve skechers in indirime girmis (!!) bir ayakkabisini gordum ve o an annemin ilkokuldan mezun olurken giydigi ayakkabili fotografi animsadim. Tamam dedim 70'ler merhaba palazzo pantolonlarimla harika olacak.

Bu arada o kadar rahat ki inanilmaz saatlerce yuru ayaciklariniz agrimaz. Gelgelelim 37 numara buyuk geldi :(( Ama o kadar sevdim ki corapla giyerim dedim aldim :)) Simdi ayagimdan ciktigi gercegini kabullenip bunlari geri vermem gerekiyor. Cok takintiliyim sanirsam.. 

Teslim etmeden bir fotografini cekeyim dedim, hatira olsun diye :)

6 Haziran 2012 Çarşamba

Diamond Jubilee

herhalde bir ulkede yasayip da ancak bu kadar asosyal olunabilir diyorum kendime. Surda kralice 60. tahttaki yilini kutlasin yarim saatte gideyim izleyim yookkk, bu Royal Family nin etkinliklerine karsimiyim ne :)


bir kere ilk geldigim yil yeni yil kutlamalarini izlemeye gitmistim, saat 10 civari gittik, 12 de havai fisekleri izledik, ondan once bir arkadas tuvalete gitti ve onu kaybettik kalabalikta :)) sonra gosteri sona erdikten sonra hadi eve donelim merasimi cok cileliydi :(, herkes sarhos ve millete hosgorulu davranma zorunlulugu icine girmek pek bir cileliydi.. Otobuse binme fasli 2 yi eve gitme saat 4,30 u buldu.. 10 dakika havai fisek izleyecegiz diye saatlerce o sogukta, kalabalikta ugras durrr....

Ama ne yalan soyleyim bu sefer pisman oldum, hem gunduz vaktiydi hem de izleyeydim surda iki adim otesiydi diyesim geldi..


Hersey bir yana su trafik isigi cok hosuma gidiyor. At gecisi icin :)) Leyla ile Mecnun replikleri geliyor aklima atla ilgili :)) Royal Family gecis yaparken kullanilan yolda bu trafik isiklarini gormeniz mumkun.....