30 Nisan 2012 Pazartesi

I have a word to say about shampoos

Many of you may hear the sayings about shampoos and their effects to the human body. I have done some research and found out there are some people who actually make their own shampoo with soda and some other ingredients. I am not that fussy on the other hand not unconcerned.
I have twice bleached my hair and got various shades like vampire red, cherry colour, brown, purple and so on. It really damaged my hair. After a while I was not able to dye my hair because it just did not absorb the dye. Then I've shortened my hair and decided to go for natural products.

Therefore I did some research about the ingredients what makes them so harmful. Paraben is the first thing I came across. They say that one of the most harmful ingredients for shampoos is paraben. Then I have been to Wholefoods store and bought this product which is 99.8% natural and paraben free.

I am not so sure if this is a good product or not because whenever I try to use it is impossible to open my eyes and gives a deep burning sensation even though after the rinsing my hair. I am actually feeling discomfort with this product or paying special attention to keep away from my eyes the whole times.

 After using many chemical including bleach to my hair I decided to use natural to allow my hair recover itself. It is getting better though only not with this product. 

Finally I used my senses and decided to use Johnson's baby shampoo.


 They are for kids and babies therefore these products should include the least harmful ingredients in my opinion. I was actually right comparing to other unnatural shampoos, I did not know if it contains paraben but when I checked I found out it does not.
You can check that. To be honest I think this is away better than many other shampoos. What can be done more is adding two three drops of almond oil to your shampoo bottle and shacking it before using, you can get healthier hair with money saving from expensive brand. An easy tip worked for me, hope works for you too :))

29 Nisan 2012 Pazar

Lentil patties- Mercimek kofte


This is one of the Turkish originated food which is made with red lentils and fine bulgur (cracked wheat) and some greens. It is very yummy and actually easy to make and with nice presentation this is one of the food that you can offer to your visitors or just spoil yourself and your loved ones. here is the recipe and before than that this is how it looks like when it is ready to serve

Here is the ingredients;

1 full glass of red lentil
1 full glass of fine bulgur (it can be obtained from the Turkish supermarkets)
1 spoon of tomato paste
1 spoon of paprika paste (again from Turkish stores but if you cant get it, its okay that you can only add up some paprika powder
1 onion (medium size)
bunch of parsley
bunch of lettuce and sliced lemon (this is only for presentation not inside the food)
olive oil
salt,cummin, thyme, black pepper (up to the individual)

two glass of water and red lentil is boiled until lentils are soft, make the heat off and add up the whole fine bulgur allow it absorbing the whole water for about 15 minutes

on the other side in a frying pan fry onions with 2 spoon of olive oil and add up the tomato and paprika pastes

finally add the onions up to the lentil and bulgur mixture and add cut parsley and the flavours according to your taste and serve it with lettuce and some slices of lemon.

When you eat it is recommended to put in a lettuce piece and squeeze some lemon and it is yummy,

ENJOY!!!

MERCIMEK KOFTE

ICINDEKILER


1 bardak kirmizi mercimek
1 bardak ince bulgur
1 kasik domates salcasi
1 kasik biber salcasi
1 kuru sogan (orta boy)
Bir miktar maydanoz
Bir demet marul ve kesilmis limon ( icindekilerde degil de sunumunda kullanilacak) 
zeytinyagi
tuz, kimyon, kekik, karabiber (kisinin istegine gore ) 

HAZIRLANISI

2 su bardagi su ile kirmizi mercimek haslanir ve kirmizi mercimekler yumusadiktan sonra bulgur eklenir ve suyu emmesi icin beklenir agzi kapali olarak yaklasik 15 dakika 

 Diger taraftan soganlar 2 kasik zeytinyagi ile kizartilir ve domates ve biber salclari eklenir.

Bu karisim bulgur mercimek karisimina ilave edilir ve ardindan maydanoz eklenip karistirilir ve son olarak  baharatlar ve tuz istege bagli olarak eklenir.

Marulla ve uzerine limon siklLarak yenmesi tavsiye edilir. 

AFiyet Olsun!!



28 Nisan 2012 Cumartesi

Velodrome mu? o da ne ya !

Cumhurbaskanligi bisiklet turu 2012 i izliyoruz. Bisiklet kullanmayi pek bir severim amma velakin sessiz sakin traifige kapali yollar olacak bana, yoksa cok rahat herkesin bisikletle ise gidip geldigi bildigin ulasim araci olarak kullanilan ve hatta Central London da her 100 metrede bir kiralamak icin duran Barclays bisikletleri olmasina ragmen Londra da bile olmuyor. Anca parklara gidip orada bisiklet surmeliyim. Allahtan koca semt kadar parklari var da sorun olmuyor.

Ben bir araba gordugumde bisiklet surerken stres oluyorum.  Isaret vermeyi ve butun yol onceliklerini ogrenmeme ragmen burda da taksicilere guven olmuyor ve bir keresinde ben yol verdim bir taksiye o yol verdi derken ben stres oldum yolun ortasinda kaldim adam bir guzel saydirdi bana. Kucukkende boyleydim ben, araba gelince kacmak yerine gozlerimi kapar kalakalirdim yolun ortasinda. Birkeresinde bir tosba affetmedi bu durumu bir ay hastanede yattim. 

Herseye ragmen bisikletleri cok severim haliyle bu turnuvada ilgimizi cekti ama ne goreyim bisiklet surerken iciyorlar, cislerini yapiyorlar falan filan, poggghhh dedim ne acayipmis. Derken velodromedan bahsettiler, velodrome ne ya dedim bizimki basladi hani Nascar daki gibi pist oluyorya hafif egimli, ben Nascar ne dedim cevap oOOOOoooo, sana ta en bastan baslamak lazim dunya bir gaz ve toz bulutuydu :)



Velodrome kapali egimli yukardaki resimdeki gibi pistlere denirmis.
Bir de izlerken kenardan biri geliyor ve birinci oluyor bisiklet turnuvalarinda helikopterle ustten gosteriyorlar adamlar 3 kere gosterdi formanin renklerini tarif etti ve ben hep yanlis adami takip ediyorum cunku ayni formadan 4-5 kisi var. Ardindan ya hani o birinci olmadiki falan filan derken sessizlige vurdum kendimi oyle daha sofistike gorunucem sanirim :))

26 Nisan 2012 Perşembe

Ne Turkceyi ne de Ingilizceyi duzgun konusamayanlar

Bu tipler kafasi karismis tiplerdir. Ingilizcenin konusuldugu ulkelerde yasayip Turklerle de yabancilar kadar muhatap ola ola bir Turkce bir ingilizce konusmaktan belirli ingilizce kelimeleri Turkce cumlelerinin icine yerlestirip konusurlar. Amac havali gorunmek degildir. Bilmediginden veya oylesi daha kolay gelir.

Ben mi? evet ben de onlardan biriyim :)(: burda dogup buyuyenler gibi degiliz biz sonradan gelmeler :) Burda dogan buyuyenler okula burda gittigi icin ya duz guzel bir ingilizce aksanla ya da bolgesel aksanlar kullanip havalidirlar ama Turkceleride bir o kadar almanci :)) Hem onlarin sizin kadar zor bir adaptasyon sorunu yoktur belkide size oyle gelir. Herneyse benim uzmanlik alanim sonradan gelmeler :))

Ilk geldiginde otobus almak diye bir ifade duyarsin otobuse binmek yerine kullanilan o ne be dersin, take a bus dan yola cikmislardir. Sonra "delivery" denir hep eve servis yerine, Eve delivery yapiyor musunuz diye bir Turk saticiya sorarsaniz gayet dogal cevap verir hatta bu Euro tarzi kanallarda yapilan reklamlarda bile eve delivery yapilir lafi kullanilabilir. Icerden yadirgamasizsiniz disardan bakinca ne sacma oldugunu kavrarsiniz.

Bir de Turk marketine giderseniz sorulariniz daha da gariplesir "free range egg kalmadi mi?","semi skimmed milkler nerde acaba" falanlar filanlar.


O kadar cok ifade var ki icice kullandigimiz "top up yapmak", "appointment yapmak" gibi. Turkiye ye gittiginizde dikkat etmeniz gerekir bir yerlesti mi lugatiniza "pineapple" demek kirk yil dusunursunuz akliniza ananas oldugu gelmez. Sonra derler ki ingilizce konusa konusa turkceyi unutmus. Bilmezler siz beyne onu her iki dilde de oyle kodlamissiniz sorun orda. O yuzden boyle seylerle maruz kalmamak icin fazla hassasiyetle kullanirim Turkiye de nasil konustuguma.

Sonra bir kitap okursunuz Oktay Sinanoglunun "bye bye Turkce" diye universiteye bile evrenkent demeye baslarsiniz. Iyice allak pullak olursunuz. Sahi  ortasi yok mu bunun :))




Bu yazinin sizde biraktigi etkilerinden kurtulmak icin tavsiye edilen sarki asagida belirtilmistir :))








24 Nisan 2012 Salı

Sekerpare-Yapamam dedim yaptim, oldu :))

Istahi kabarik biriyle yasiyorsaniz her turlu yiyecegi yapmaya karsi hazirlikli olmalisiniz.  Canim sekerpare istedi deyipte ardarda surekli tekrarlarsa kacis yolunuz yoktur :) Sikayetci miyim, hayir hatta cok mutlu oluyorum sonuclardan. Sinirlarimi zorlamis oluyorum. Serbetli tatlilari yapmaya karsi biraz mesafeliyim acikcasi. Basarisiz olacagimdan korkuyordum. Bir de tereyagi olayindan hoslanmadigim icin tatlilarin icinde tereyagi varsa direk pas geciyordum. Ama israrlara dayanamayip tamam deyip kollari sivadim. Margarinin miktarini azaltip kalan kismi icin sivi yag kullandim. Bir nebze daha hafif oluyor ama neticede serbetli tatli. Yinede nam nam nam nam nam nam gomduk :))

Acikcasi internette bir iki tane tarif vardi ben de kendim yeni bir tarif harmanladim.  Fotograf cok iddiali degil ama tadi daha once yedigim sekerparelerden farkli degildi gayet lezzetliydi.

MALZEMELER

Yarim pakete yakin margarin
1 cay bardagi sivi yag
1 su bardagi irmik
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
2 yumurta
3,5 - 4 su bardagi un
findik, fistik veya badem tepesi icin

SURUB ICIN

3 su bardagi toz seker
4 su bardagi su
1 limon suyu


HAZIRLANISI

Oda sicakliginda yumusamis margarin ve siviyagi ve un haric butun icindekiler konulur un azar azar eklenerek karistirilir. yumusak kulak memesi kivami diye tabir edilen (civik olmayan ele yapismayan rahat yogurulabilen hamur) kivama gelene kadar yogurulur. Parcalar ceviz buyuklugunde koparilip yuvarlak kivama getirilip yagli kagit serili tepsilere dizilir ve uzerine findik, fistik veya badem dizilir. Yaklasik 10-15 dakika   dinlendirildikten sonra 160 firinda onceden isitilmis firinda yarim saat civarinda pisirilir.

sonrasinda serbet in sekeri ve suyu konulup kaynadiktan sonra limon suyu eklenip 10 dakika daha kaynatilir.

Sicak sekerparenin uzerine ilik serbet dokulur ve bir kac saat beklendikten sonra yemeye hazir hale gelir.

Haftaya gene yapmayi dusunuyorum daha guzel olursa o onun fotolarini paylasirim. Afiyet olsuunnn.

It is a blue tuesday for me!!




Very depressing weather for days with unstoppable rain made me weak and afterwards I made my depression mode on. I started to developed the memories me and my friends in London having nice cup of coffee,going for shopping, having dinner together, getting around and so many other attractions that we did not really care about the weather. But now I only think about the previous nice days and have no intention to do something, actually anything. I even do not want to cook at all for my survival sleeping late at nights and waking up so late makes me act like zombies.

I know I can not bring back my friends that they have an established life in Turkey and other parts of the world but I can expect the weather to get better for me to start doing some individual staff. If you are in London you should have some companies like group of friends who really understand you otherwise your mood will change according to the weather conditions of London. I know being alone in London sucks moreover being alone in anywhere sucks!!!
To cheer up even in a depressing blue tuesday for me, I started with taking a smile as mentioned above (the second from right side is taken by me:)). Lets get away from this heaviness causing from the weather with a smile, maybe to get some action this helps too;

or........



22 Nisan 2012 Pazar

For Mango lovers!!

When I say mango I don't mean the international brand for clothing, I do like it too but actually I literaturally mean the fruit mango :)) Yes I love mango and this is the story of mango and me introduction and then loving process :))
Before coming to London as a tropical fruit I thought mango was called for a mixture of tropical fruits. I think this comes from the CapriSun juice brand. I was drinking that brand's mango juice with the thought of mixture of pineapple, passion fruit banana and so on.
In Turkey as far as I know we do not have mango trees at least we don't have it in the city where I grew up. Also I was not very adventurous after trying coconut and its failure on my mind :) (I think it tastes horrible) Also with my flatmate in Ankara we bought avocado and we could not arrange the time to eat and it went off until we eat it. I gave up on these trials afterwards.
I came to London five years ago which serve all types of fruits and vegetables around the world. As a fruit lover I started to work in a juice factory. (To be honest I did not started to work there because I love fruit it was only my optimistic view for finding the good sights of work :)) They mostly had tropical fruits including mango. I was surprised when I first met it and then did not like the taste much because the ones I tried either was not ripened enough or already off. I gave up on it because the working conditions in the factory was harsh and even I quitted the job mango resembled me to that factory therefore I was not attracted from mango at all :)) However I had interesting memories from that factory such as preparing juice for Beyonce :) (we haven't seen her of course but we heart that she loved one of the pomegranate juices made i our factory, then ordered a lot from it. I think she had bath with them :))


I met the smoothie of mango in the restaurant I worked and changed my ming again about it. The smoothie includes condensed milk, evaporated milk, mango pure, banana, ice cubes if I remember it right. You just put in a blender and its ready and very filling actually thats why not recommended with a heavy meal.


Then I forgot the whole unpleasant memories about it and became a mango lover again. I love eating it with yoghurt, or just cutting it in cubes and eating it alone or with honey. This is how we developed an on and off relationship with mango  :))

21 Nisan 2012 Cumartesi

Londra su siralar nasil dersen volume 2

Bunu diger basligin altina genel Londra fotolarimla paylasacaktim ama dedim ki Covent Garden ayrica anlatilmaya layik bir yer. Ozellikle gelince gidilmesi gereken klasiklesmis mekanlardan biri. Aslina bakarsaniz cok bir mimarisi veya dogasi oldugundan degil uyanik Ingilizler kendi yerlerini pazarlamayi cok iyi biliyorlar. yine de iyi olmus bu :) Haftasonu gidilmesi gereken bir yer cunku butun atraksiyonlar o vakit oluyor. Bir kac fotograf var onlarida aciklarim arada. Hadi bakem hosgeldiniz.
ortada bir yapi var icerde magazalar ve pazar gibim standlar var. el yapimi birseyler satiliyor.



Kravatlarin uzerine boyama yapmislar. genelde yabancilar ziyaret ettigi icin biraz pahali geldi bana £22 du fiyatlari kravatlarin ama orjinallerdi.

Bir orkestramiz vardi insanlar pubda iceceklerini icerken onlara muzik ziyafeti sunuyorlar ve ayni zamanda kendi albumlerini satiyorlar bu sekilde. 

Videolarini da cektim ne kadar ses geriden de gelse hissiyatini versin diye :) Gelmeyenler gelmis kadar olsunlar bu sekilde. Covent Garden bu kadardan ibaret degil tabiki. Her yerde bir gosteri var. Onlardan once birkac fotograf paylasalim






Bu mumlar pek bir hosuma gitti. biliyorum Turkiye de bunlardan var ama ben bu tarzlari ozellikle havucu hic gormemistim. Cicekliler de ayrica pek narince duruyor haksiz miyim:D

Kucaginda gercek sincap seven bu Chaplin'i de gosteri sirasini beklerken bir duvarin altinda buldum. Sarki soyluyordu kendi kendine facia bir sesle. Diyecektim senin konusmaman gerekiyor konseptine aykiri. boghhh di mi :D
Bu da gosterisini yapan biri. Ipler falan filan, tabiii yetenek sizsinizler gormus Turk olarak bu numaralari yemedik :). Kesmedi yani. 


Bunlarda klasik boyanip heykel gibi duran tipler. Sadece fotolarini cekip para vermedigim icin eminim bana gicik olmuslardir.
Iki tane daha sokak gosterisi paylasacagim. Bu birincisi uzak dogulu bir adam muzik yapiyordu. Bakiniz soyle

Bu da cok etkileyici olmasa da kisa tadinda bir gosteri idi. Buyrun bunu da izleyin ve Covent Garden i tanimis olun.
Bu arada videolar kucuk ve izlenmesi biraz yorucu. Kusura bakmayin ya da isterseniz hic bakmayin videolara olsun bitsin :)

Apple musteri hizmetlerini seviyoruz :))

Bu ne alaka denilebilir ama dunyanin heryerinde musteri hizmetleri ile ilgili bir kitlik var. Adamlara cok mu az para veriyorlar ya da bir daha aramayalim diye mi o suratsiz donuk hallere burunuyorlar bilinmez.  Bu tarz olaylarin musterinin bir urunu ilk kez satin almasinda bile etkili oldugunun farkinda degiller galiba sirketler. Benim de Apple urunlerini almaya karar vermem bir arkadasimin ipodunu dusurup yanlislikla uzerine basip kirdiktan sonra adamlarin hicbirsey sormadan yenisini vermeleriyle oldu. Dedim bu sirket cozmus olayi bir de dedim bu adamlarda para cok :))

Ben size bugun Covent Garden da yasadigim tecrubeyi anlatmak istiyorum. Biran once de Istanbul a da bir tane dogru duzgun Apple store acsinlar diyorum.

Iki kattan olusuyor magaza ve cok basit bir dosemesi var. Ikinci kat musterilerin onceden aldigi randevularla yonlendirildigi yer. Mavi giyinen ablalar ve abiler sizinle ilgilenen tipler. Hemen buyrun oturun diyip sizden once kac kisi bekledigini soyluyorlar. Bos vaatler yok yani. Biz gittik ve hemen check in yaptilar. Ardindan biri geldi genel manada laptopumuzla yasadigimiz problemi sordu. Iki dakika gecmenden adini tam hatirlamadigim (Adley mi neydi :)) yuvarlak gozluklu tombiscene bir tip geldi. Son derece arkadas canlisiydi problemi anlattik trackpad den kaynaklaniyor olabilir dedi. Ben bu arada yuzsuzluk yapip bilgisayarla ilgili bilmedigim ne varsa sordum. Normalde kullanimi icin parayla egitim veriliyor istersen ama biraz ugrasinca cozuyorsunuz zaten kendiniz. Ben kiyida kosede kalmis herseyi sordum. Bir ara saatime takildi ilgisi varmis plastik saatlere :)) Tam bir nerd :) Konudan konuya atliyor ve bize herseyi en ince detayiyla acikladi.

Gelelim sorunun cozulmesine. Sorunu cozdu ve ustune ustluk emin olmak istiyorum icim rahat etmeyecek diyip bir de trackpad i degistirdi. Babasinin mali degil ya kendi cebinden cikmiyor nasil olsa parasi :) Neticede sorun halloldu ve biz mutlu mesut ve hayatimizda gordugumuz tecrube ettigimiz en iyi musteri hizmetlerine tesekkur ettik. Bu arada 1 yillik garantisi oldugu icin £56 tutan masraf alinmadi. Herhalde o yuzden asagi kat yani satis bolumu bu kadar dolu idi.


20 Nisan 2012 Cuma

Peter Pan yakali gomlekler

Hem cok tatli gorunumlu hem de bircok yaka tarzina alternatif Peter Pan yakalar kalbimi bu sezon da fethetti. Birkac ornegi soyle;

 Zaranin bu konuda birkac farkli cesidi bulunuyor. Bunlarin bazilari soyle;


Fiyatlari ingilterede £25,99 ile £29.99 arasinda degisiyor ve hepsi birbirinden guzel.Bir de sunu buldum;
Vero Moda dan £20 a alinabilecek eskilerin o vintage ve Audrey Hepburn tarzi yeniden canlaniyor. 


Palazzo tarzi pantolonlar

Bu sene yeniden palazzo pantolonlar heryerde. 70 lerin havasi yeniden aramizda ve ben ozellikle bu pantolon turune bittim. Uzun bir aradan sonra ilk defa alisverise cikma firsatim oldu ve birde ne goreyim her yerde palazzolar :) En buyuk ozelligi hem kilolu hem zayif hem uzun hem kisa herkese cok yakismasi.. Olay sanirim bu pantolonlarda yuksek topuklularla giymek ama duz tabanla da uzun boylu bayanlara gayet yakistigi oluyor. yakistirmasini bilene :)

Simdi internetten arastirdigim ve sectigim  favoriler huzurlarinizda :)


Usttekini nerden buldugumu hatirlamiyorum ama alttaki Asos dan.
Bu da River Island dan.
ordek yumurtasi mavisi diye tabir edilen bir baska pantolon markasi da Paul Costelloe kaliteli bir marka ve urun oldugunu dusunuyorum (£35) . John lewis in web sitesinden bulabilir ilgilenenler.


Bu da Zara dan;
Sonuncusu da Cora pileli palazzo fiyati da hesapli £22. Benim favorilerim bunlar simdilik. Etek kadar bol olanlari sevmiyorum ben hatta kalcaya oturup sonra genisleyenler en sevdiklerim. Gecen yil hep salvar giymeye takmis biriydim sanirim bu sene salvarlara palazzolar da eklenecek. 

Zeytinyagli Kabak- Courgette in Olive oil

Zeytinyagli Kabak Yemegi

Evde ne varsa onlardan birseyler yapmak eminim sadece bana mahsus degil. Amma velakin bu kadar kisa surede adapte olmak mutfak sartlarina ve kafadan yemek uydurmak da anneden gecmedir herhalde. Zeytinyagli yemeklerde benim favori yemek cesidim cunku ete duskunlugum olmadigindan ot kisminda kendimi gelistirdim.

Icindekiler

2 sogan
5-6 kabak
2-3 domates
4-5 organik bebek misir (istege bagli)
zeytinyagi, dere otu, tuz, kekik
4-5 dis sarmisak

Hazirlanisi

Soganlari ikiye bolup halka halka dograyip tencerenin tabanina diziyoruz. Uzerine domatesleri diziyoruz ve onun uzerine sarmisaklari ayikladiktan sonra domateslerin uzerine onun uzerine de misirlari diziyoruz. En uste de iki parmak kalinliginda dogranilan kabaklari diziyoruz (Kabaklar pistikten sonra cabuk parcalandigi icin biraz kalin dogruyoruz) en nihayetinde yarim cay bardagi zeytinyagi bir miktar dere otu, kekik ve tuzu ekleyip hic su katmadan once orta ateste sonra kisik ateste pisirmeye devam ediyoruz.

Ben servis ederken yanina pilav yaptim ve sarimsakli yogurtla sundum. Burda isin sirri sanirm dere otu ve sarimsakta.
Afiyet olsun!!

Courgette in Olive Oil

Ingredients

2 onion
5-6 courgette

2-3 tomato
4-5 organic babycorn (optional)
olive oil, dill, salt, thyme
4-5 cloves of garlic

Cut the onions in two pieces and cut the onions as rings and place them in the cooking pot. Over the onions place tomatoes in the same way and peel the cloves of garlic as place baby corns if you like as one piece or make smaller pieces. On the top place courgettes which cut as two fingers width. (The reason why we make it a little wide than other vegetables is after they are cooked their shape is easy damaged therefore we cut it thicker ) Finally add up the half tea glass of olive oil, puch of salt, tyme and dill and cook it in mid heat for a while and slow heat afterwards without adding any water in. 

The way how I served it was with rice and yogurt with garlic pieces in. The touches for this dish for deliciousness I think base on the dill and garlic cloves. 

Enjoy !!!!!

13 Nisan 2012 Cuma

Easy delicious potatoes- Kolay Patates

POTATO- ALTERNATIVE TO FRIES
I actually do not know how this is actually called because this dish is an alternative for fries. You know everyone likes fries but they are actually really heavy and you waste so much oil. Instead you can just use this method and get almost the same taste in lighter version :)) lets have a look to the ingredients;

INGREDIENTS

3-4 Potatoes
Cumin, Black pepper, flaked chilli pepper, salt, oil (corn or sunflower)

It is applied to the same way how you cut the potatoes as you cook fried potatoes and place them in a deep plate and mix the cut potatoes with flavours and 2-3 spoons of oil and make sure whole pieces are benefitted from the flavours. Place them in a baking paper covered tray, it will look like in the picture;
Put the tray in to the preheated oven for 200 C and just in 20 minutes it is ready to eat. at the end, the outcome is
My dish has waited for two hours to eat however it was still yummy :))
ENJOY!!!

PATATES KIZARTMASININ ALTERNATIFI

Bunun gercek adini bilmedigim icin patates kizartmasinin alternatifi olarak sectim kendimce ismini :) Kizartmadan farki hem cok kisa surede pismesi hem cok daha hafif olmasi ve hala kizartma tadina sahip olmasi. Aslinda icindekiler cok basit ama yine de bir bakalim;

3-4 Patates
Kimyon, Kara biber, Tuz, Pul biber ,Yag (misir veya aycicek )

Patates kizartmasindaki gibi kesiyorsunuz patatesleri ve derin bir kaba alin patatesleri ardindan istediginiz oranlarda baharatlari ekleyin ve 2-3 kasik yag ekleyip butun patateslere baharat gelene kadar karistirin. ve Firin kagidi kaplanmis tepsinin uzerine yayin karisimi, goruntu sekildeki gibi olacaktir;

Onceden isitilmis firina 200 C dereceye ayarlayip 20 dakika sonra cikarin ve sonuc su sekilde oluyor :))


Bizim patatesler bir kac saat bekledi yenmek icin ama yinede lezizdi :))

AFIYET OLSUN!!!

Bunu hazirlamasi cok kisa sure aliyor o arada sarkinizi da seceyim;
http://www.youtube.com/watch?v=pj3ab88E9c0 

Paint it black in Inkubus Sukkubus coveri :))

Ingiltereye ilk geldigimde beni sasirtanlar volume 2 :))

Beni sasirtanlar herkesi sasirtmayabilir dedim ya belki daha once baska yerleri gezmemekten kaynaklaniyor olabilir ama bana eglenceli geliyor bunlari paylasmak ve ayrica benim gibi bir suru insan var diye dusunuyorum. Gelelim moda ile ilgili olguya;

Tamam burasi yagmurlu bir ulke o yuzden ayni gunde gunes, yagmur, soguk, ruzgar dortlusunu fazlasi ile hissedebiliyorsunuz. Dahasi ve kotu griiiii bulutlu ve yagmurlu kisminin senenin 60% ini kapsamasi. Haliyle bu da insanlarin giyim kusamini cok etkiliyor. Kurklu birinin ayaginda sandalet gorme ihtimaliniz var veya siz atki bere, palto ve eldiven eslesmesinin icinde bile malum yerleriniz donarken karsi kaldirimdaki abinin kollari kivrilmis ince gomlekle gormek insana bir an nasilllll yaniii dedirtebiliyor. Bugunun tabiriyle bu neyin kafasi diye sorasiniz geliyor :))

Ayrica moda anlayisinin ozellikle ingilizlerde hic yerlesmemis oldugunu soyleyebilirim. Tabi bunu soylerken bazilarini kategorinin disina koyuyorum (Sarisin uzun boylu zayifcana olup fistik gibi giyinip kadin erkek herkesin hayranlikla baktiklari :)) evet tamam bizde ne uzun boy ne de sarisin cok olmadigindan bu insanlar bizim gozumuze pek bir guzel gorunuyor. Ama bir de obezite sorunuyla karsi karsiya olup da bunu inkar edercesine giyinenler. Ayrica ne giydigimin ne onemi var tarzinda takilanlar. Neyse konudan sapmayalim.

Demek istedigim zevksiz giyim ile ilgili fotograflar yukleyecegim ama suan bazi bolgeler var Bricklane gibi veya Camden Town gibi farkli zevklerin oldugu yerlerden bahsetmek istiyorum. Aslinda Camden Town u cok severim. Onlarin moda anlayisi bayagi bir cilginca nasil mi?



Ilk buraya gittigimde itiraf etmeliyim ki cok korkmustum tiplerden :) Ama gecen yil bir sure ben de stand actim birkac birsey sattim burda ve o kadar tatli insanlarla tanistim ki:) Tamam yasam seklimiz ve felsefemiz son derece farkli olabilir ama guzel olan kimse kimseyi sahip oldugu hicbir degerden dolayi elestirmiyor veya yargilamiyor. 

Tabi bu cogunluk degil gayet normal gorunen tipler ve insanlarda var Londra da:)) Ama bu insanlarla ilginc olan birsey soyleyeyim size bir arkadasim bu tiplerden birinin evine gittigini soylemisti ve ilginc olan evleri son derece derli toplu luksmus ona cok sasirmistim iste :)) Bildigin gothic abla evinin kadini cocuklarinin anasi imis :)) 

Magazalar a gelince;

kocaman koskocamanlar magazalar bir kac katli, butik cok yaygin degil ozellikle merkez kesimlerde ve magazalarda mayodan paltoya kadar ayakkabi semsiye bere yazlik kislik hepsi bir arada. Hatta ilaveten valiz, canta, cuzdan,  taki, corap, ic camasiri, pijama hatta bazilarinda yastik, yorgan vb. de mumkun. Ustteki resim tam bunun ornegi hersey ayni anda tek bir yerde. Bazen bir magazaya girip aksama kadar tek bir yerde takilabiliyorsunuz. Bayanlar ne dedigimi cok iyi biliyorsunuz :)))


Bu da beni taniyanlar bilir benim en begendigim magazadir. Butun marka urunlerin indirimlerinden yararlanabileceginiz gercek fiyati £160 olan bir designer pantolonu £15 a alabilmis bulunmaktayim bu magaza sayesinde. Nasil sevilmez ki degil mi :)))

Daha sonra burdaki indirim sezonlariyla ilgili ayrica bir yazi paylasacagim cunku inanin buna deger cilgin indirimler oluyor. Beni takip etmeye devam edin

Ingiltere ye ilk geldigimde beni sasirtanlar, volume 1 :))

Belki daha once bir yurtdisi tecrubem olmadigi icin (Pazarkule ve Kapikule sinir kapilarindan tarafsiz bolgeye 10 metre gecip gelmelerimiz haric :))) uzun hikaye neyse ilk geldigimde bircok sey enteresan gelmisti. Bu yaklasik 5 yil oncesine tekabul ediyor. Tabi simdi de Turkiye ye gittigimde bazi seyler enteresan geliyor cunku iki ulkeyi birden istesenizde takip edemiyorsunuz. Ben de buraya gelmeyi dusunenler veya gelenler veya ne bileyim merak edenler icin bu postada karar kildim. Simdi madde madde geliyor;

1) Bircok insanin evinde yemek pisirmemesi cok enteresan gelmisti. Bir restorant kulturu var akillara ziyanlik :)) Tamam yemege cikarsin da her aksam mi yaw. Tabi bunda uuuuuuppuzun tirnakli ablalarinda katkisi var tabi. Nasil mi?
Iste boyle ve bu normal kabul goren bir tirnak boyu hatta ablaya yakismis bile diyebilirim :)) Ben hicbir sekilde kullanamam o ayri. Tabi cogunda temizlik yap veya yemek pisir olayi gelismedigi icin cok sorun degil. peki ya buna ne diyeceksiniz

Gercekten bunu da gordum yani var boyle tipler gercekten cadi gibi etrafta geziyorlar. Tabi bu ablalardan bir attraksiyon beklenemez kisisel bakim disinda
 Tabi bu hazir yemek ve restorant olayinin hizli gelismesi icin sadece bir ara neden, muhtemelen insanlarin aylik degilde calistiklari kadar saat uzerinden maas almasi biraz daha zamanla yarisir yapmis durumu ve  ortaya bu cikmis
Bu gordukleriniz sadece hint yemekleri bolumu bunlarin italyan meksika falan filan diye devam eden bir suru cesidi var ustune ustluk corbasina kadar.Dahasi da var ne mi?



Gordugunuz gibi salatalar kesilmis dogranmis ve yikanmis tek yapmaniz gereken posetinden cikarip direk yemeye hazir. Ilk bana cok garip gelmisti bu kadar da usengeclik olmaz demistim ama sonradan baktim hem cok lezzetli hem de icinde hicbir katki maddesi yok o kadar hizli tukeniyor ki surekli raflar yenileniyor zaten ayrica her urunun uzerinde son kullanma tarihi var haliyle o sure dolar dolmaz raflardan aliniyor veya raf omru azalan urunler indirime giriyor yani yarin suresi dolacaksa ve sen bugun salata yiyeceksen ucuzundan alabilirsin.
Dahasi da var;
Nari bile sizin yerinize ayikliyorlar :)) veya cesit cesit meyve yemek isterseniz buyrun onun icinde alternatif var;


Gordugunuz gibi gayet dogranmis ayiklanmis yemeye hazir. Iste bir beni sasirtanlar bolumunun sonuna geldik. Beni takip etmeye devam edin ki tecrubelerimi sizinle paylasayim :))